16 Eyl

KONFERANS: Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’ndaydık

7-10 Eylül 2017 tarihleri arasında, Lüksemburg’da düzenlenen Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’na, Sivil Düşün Aktivist Programı’nın desteği ile katıldık. Her sene düzenlenen konferansa iki senedir Türkiye’den katılım sağlanamıyordu. Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) olarak, konferansta Türkiye’de hayvan hakları ve güncel sosyal-politik durum hakkında bir sunum gerçekleştirdik.

djhrsrqxuaaq02y-610x764

 

Davetimiz üzerine, gazeteci, yazar ve hayvan hakları aktivisti Zülâl Kalkandelen de sunuma dâhil oldu ve sunumda, Türkiye’de veganizm ve hayvan hakları hareketine dair bir konuşma yaptı. Türkiye’deki hayvan hareketinin, kurtulamadığı refahçı (hayvanların köleliğine, sömürüsüne ve öldürülmesine karşı çıkmayıp bu süreçlerin “insanî” koşullarda işletilmesi gerektiğini savunan teori) çizgiden kaynaklanan tutarsızlığına dikkat çekti.

 

Yaptığımız sunumda, Türkiye’de hayvan haklarının durumu, hayvanların hukukî statüsü, mevzuatın hayvanlara yaklaşımı, farklı konu ve alanlarda hayvanları ilgilendiren ulusal mevzuat, hayvanlar için verdiğimiz mücadele, hayvan hakları mücadelesinde bir yöntem olarak vicdanî ret, darbe girişimi ve devam eden OHAL’in ülkeye, sosyal hareketlere etkisi üzerine konuştuk.

Türkiye’deki savaş ve çatışma ortamı

Savaş ve çatışma koşullarının hüküm sürdüğü bölgelere yaptığımız ziyaretlerde edindiğimiz gözlem ve izlenimleri, dünyanın dört bir tarafından gelen hayvan hakları aktivistleri ile paylaştık; savaşın insanlarla birlikte hayvanlar ve doğayı da katlettiğini bir kez daha dillendirdik.

img_1171ajpg-1506378294_80618

Almanya, Fransa, İsveç, İsviçre, İtalya, Estonya, Polonya, İngiltere, Avustralya, Brezilya, ABD, Belçika, Hollanda, Çekya, Slovenya, Danimarka, Avusturya, İspanya, Norveç, İrlanda, Portekiz’den konuşmacıların olduğu konferansta, hayvan deneylerinden kürke, avcılıktan yumurta endüstrisine. esaret altındaki hayvanlardan balıkçılık endüstrisine, veganlıktan iklim değişikliğine kadar birçok konu üzerine konuşuldu. Farklı ülkelerdeki, hayvan haklarını ilgilendiren gelişmeler hakkında konuşmalar yapıldı. Uluslararası kampanyalar hakkında sunumlar ve hayvan hakları mücadelesinin daha etkin bir şekilde yürütülmesi için atölyeler gerçekleştirildi, film gösterimleri ve konserler düzenlendi.

qeedgrto

Bizler de “Genç İnsanlara Ulaşmak” konulu açık tartışmada, bir yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkardığımız “Çocuklar İçin Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri” çalışmamız kapsamında açık kaynak hâline getirdiğimiz atölye modelini ve atölye modelinin oluşturulması sürecindeki gözlem ve izlenimlerimizi katılımcılarla paylaştık.

Nonhuman Rights Project

Konferanstaki birçok konuşma ve sunum arasında, Nonhuman Rights Project’in kurucusu Steven Wise’ın konuşması gerçekten umut ve ilham vericiydi. Wise, evrensel hukuk ilkelerini ve hukuku bir araç olarak kullanarak, Brezilya’daki Mendoza Hayvanat Bahçesi’nde bir kafesin içinde tek başına esaret altında tutulan ve Cecilia adı verilen şempanzeyi  Great Ape Project Brazil (GAP) ile nasıl kurtardıklarını, bizim dışımızdaki hayvanların bireylik hakkının kazanılması için nasıl bir mücadele yürüttüklerinden bahsetti. Türkiye’de birlikte çalıştığımız avukat dostlarımızın ve hak mücadelesi veren tüm avukatların, bu konuşmayı dinlemesini ve Nonhuman Rights Project’ten ilham almalarını diliyoruz. Steven Wise’ın konuşmasının video kaydı bu linkten izlenebilir. Ayrıca, dünyada bir ilk olarak, tutsak şempanze Cecilia’nın, nasıl “insan olmayan birey” ilân edildiği ile ilgili olarak, Yunuslara Özgürlük Platformu’nun çevirdiği röportaj bu linkten okunabilir.

Eğitimde vicdanî ret hakkı

Başka bir kampanya tartışması da hayvan deneyleri konusunda oldu. “Anti-vivisection” başlıklı kampanya tartışmasında, Brezilyalı aktivistler, ülkelerinde eğitimde vicdanî ret hakkının nasıl kazanıldığına ilişkin önemli deneyimler aktardılar. Bizler de Türkiye’de eğitimde vicdanî ret hakkının tanınması için bir kampanyaya başlamıştık ancak bu kampanya, belli bir süre içerisinde sönümlenmişti. Etkinlikte konuşan Profesör Paula Brügger, akademisyenlerin bağnazlığı ve otoriterliğinden, akademik kariyer uğruna katledilen binlerce hayvandan ve hayvan deneylerinin gereksizliğinden bahsetti. Türkiye’de de üniversitelerindeki eğitimleri sırasında, hayvan katletmeyi ya da kullanmayı reddeden çoğu öğrencinin yoğun baskı gördüğünü biliyoruz. Her türlü zorluğa rağmen, eğitimde vicdanî ret hakkı Brezilya’da anayasal bir hak olarak kabul edilmiş durumda.

* Bu yılki Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’ndaki konuşmaların video kayıtlarına, konferansın Youtube kanalından ve konferans programına ve konuşmacılara buradan erişilebilir.