26 May

AÇIKLAMA: İBB’nin, Koordinatörümüz Hakkında Bulunduğu Suç Duyurusu “Takipsizlik” ile Sonuçlandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Koordinatörümüz Burak Özgüner hakkında iftira, hakaret ve kamu kurumlarının faaliyetlerinin engellenmesi iddiaları ile suç duyurusunda bulunmuş, savcılık ve mahkeme İBB’yi haksız bularak soruşturma dosyasını kapatmıştır. Kamuoyunun bilgisine sunulur.

Aynı zamanda Hayvan Haklarını Koruma ve Geliştirme Derneği – HAGİD Yönetim Kurulu Üyesi olan koordinatörümüze karşı İBB’nin asılsız iddiaları ve suç duyurusu ile ilgili olarak derneğin resmî açıklamasını aşağıda okuyabilirsiniz:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), Kısırkaya toplama kampına karşı yürüttüğümüz hukuk mücadelesine karşılık olarak, derneğimizin yönetim kurulu üyesi Burak Özgüner hakkında iftira, hakaret, kamu kurumu kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi iddiaları ile suç duyurusunda bulunduğunu bugün tesadüfen öğrendik. İBB’nin suç duyurusu ile yönetim kurulu üyemiz hakkında başlatılan soruşturmada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı “KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR” vermiştir. İBB, bu karara Sulh Ceza Hâkimliği’nde itiraz etmiş ancak İBB’nin itirazı, İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliği’nce de REDDEDİLMİŞTİR. Savcılık kararının haricinde, suç duyurusuna “delil” olarak sunulan videoyu paylaşıyor, İBB’nin iddia ettiği gibi hakaret, iftira ve kamu kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi suçlarının oluşup oluşmadığını ayrıca kamuoyunun takdirine bırakıyoruz:

En baştan beri söylediğimiz gibi, İBB’nin kurduğu ve işlevsel ve mantıksal olarak “toplama kampı” olarak nitelendirdiğimiz “Kısırkaya Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi ve Bahçeli Yaşam Alanı”nın, Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği’nde yer alan bakımevi arazi kriterleri açısından hiçbir uygunluğu yoktur. Bizler de bu tesisin kurulumuna karşı çıkarak ve en başta bu yönetmelik hükümlerini hukukî dayanak alarak, konuyu idarî yargıya taşıdık ve dava sonucunda İstanbul 6. İdare Mahkemesi derneğimizi haklı bularak İPTAL kararı verdi. Ayrıca söz konusu mahkeme kararı ile, Kısırkaya toplama kampının SİT alanı üzerinde kurulu olduğunu, projenin birçok mevzuat hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, gerekli izinler alınmadan tesisin kurulduğunu öğrendik. Bunlar bizim iddialarımız hiçbir şekilde olmadı, arazinin niteliği açısından tespitler İstanbul 6. İdare Mahkemesi kararında yazılıdır. Bu konuda gerek kamuoyuna gerekse basına yaptığımız bilgilendirmeler de tamamen hukukî tespitler ve imar planları üzerinden gitmiştir.

Kısırkaya toplama kampı arazisinin ilgili yönetmeliğe uygun olmadığı gerekçesiyle açtığımız davanın delillerini dahi, Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) aracılığıyla temin ettik çünkü İBB, ısrarla talep ettiğimiz bilgi ve belgeleri derneğimizle paylaşmadı; yönetmeliğe aykırı olduğu gerekçesi ile söz konusu arazi üzerindeki faaliyetlerin derhal durdurulması taleplerimizi içeren başvurularımızı yok saydı ve taleplerimizi reddetti. Bir kez daha vurgulayarak ifade ediyoruz: Kısırkaya toplama kampının üstünde kurulduğu arazi, mevzuat hükümlerini karşılamamaktadır ve ısrarla bu arazinin seçilmiş olması, tüm idarî ve hukukî başvurulara rağmen tesisin işletilmesi art niyetlidir. Yapılan, hukukun alenen çiğnenmesi, imtiyazlı olarak kullanılması, adaletsizliğin karakteristik hâle getirilmesidir. Biz bu durumu normalleştirmeyeceğiz, bu duruma alışmayacağız!

İBB, yönetim kurulu üyemiz hakkında yaptığı suç duyurusunda, yönetim kurulu üyemizin basına verdiği bir demeçte sokak köpekleri için “sokaklardan çöp toplarmış gibi muamele edildiği” beyanından rahatsızlığını dile getirmekte; faaliyetlerini 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği doğrultusunda yürüttüğünü iddia etmektedir. İBB’nin toplama ekiplerinde, vasıfsız işçilerin eline anestezik maddelerin teslim edilerek sokak köpeklerine gelişigüzel bir şekilde tatbik edildiğine, küpeli köpeklerin defalarca toplandığına, hasta-hamile-yaşlı-engelli demeden gece ve sabahın erken saatlerinde yangından mal kaçırırcasına sokak köpeği toplandığına, anestezik madde kullanılarak yapılan toplamalarda, ekipte veteriner hekim görevlendirilmediğine yüzlerce İstanbullu hayvan koruma gönüllüsü şahit olmuştur. Yıllardır kendi imkânları ile mahallesinde yaşam mücadelesi veren Esenyurtlu bir hayvan korumacı olan Mehmet Amca’nın feryadı belki İBB’yi rahatsız etmeyebilir ama sokak hayvanlarına uygulanan soykırım ve hayvan koruma gönüllülerinin feryadı bizi oldukça rahatsız ediyor:

Ve bizler biliyoruz ki bu ve benzeri birçok usulsüz toplamanın, işkencenin ve ihmal nedeniyle ölümün müsebbibi İBB’dir.

Yine aynı suç duyurusunda, İBB’nin, şikâyet ettiği yönetim kurulu üyemiz Burak Özgüner hakkında dilekçede yer verdiği “olayı çarpıtarak tesise iptal kararı verilmiş gibi duyurması” beyanı da gerçeği yansıtmamaktadır çünkü en başta ifade ettiğimiz gibi İstanbul 6. İdare Mahkemesi 2015/1601 numaralı kararı ile İPTAL kararı vermiştir. Ortada bir hukuksuzluk vardır, mahkeme kararına rağmen işletilen ve arazi koşulları itibarı ile mevzuata aykırı olan bir tesis vardır. Ayrıca İBB’nin her fırsatta basında, mahkemelere sunduğu savunma ve beyanlarda verdiği aşılama/kısırlaştırma verileri de bir lütuf değil, İBB’nin görevidir. Ancak her ortamda ve fırsatta dile getirdiğimiz gibi, mesela suç duyurusu metninde belirtilen ve 2016’da kısırlaştırıldığı ifade edilen 26.299 hayvanın kaçı yaşamaktadır, kaçı sokaklarına geri dönebilmiştir? Ortada kanun dışına itilen hayvanlar, uygulanmayan mevzuat, hukukun kötüye kullanılması ve tekrar ifade ediyoruz ki art niyet vardır.

Daha en baştan kurulmaması gereken Kısırkaya toplama kampına dair sorularımızı ve sorunları defalarca dile getirdik, taleplerimizi bir kereliğe mahsus olmak üzere İBB ile yaptığımız heyet görüşmesinde İBB yetkililerine ilettik. Dağ başına, devasa bir arazi üzerine, neredeyse Auschwitz toplama kampı ile birebir benzerlik gösteren bir tesisi kurmanın ne hukukî ne de mantıksal bir açıklaması olabilir.

İBB’nin yönetim kurulu üyemize yönelttiği suçlamaların tamamı gerçek dışıdır ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da takipsizlik kararı, akabinde İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliği’nin de İBB’nin itirazına dair verdiği ret kararı ile de bu durum sabittir. Asılsız iddialar ile adlî mercileri meşgul eden İBB’ye, yönetim kurulu üyemiz Burak Özgüner ve diğer hayvan hakları aktivistlerine yönelik uydurma suçlar üreterek kurumsal itibarını zedelediğini bir kez daha hatırlatıyor, yıllardır ölümüne sebep olduğu sokak hayvanlarından, onları İBB’nin toplama ekiplerinden korumaya çalışan hayvan koruma gönüllülerinden ve mesnetsiz suç isnatları ile kriminalize etmeye çalıştığı yönetim kurulu üyemizden özür dilemeye çağırıyoruz.

Sokak hayvanlarına uyguladığınız soykırım politikalarından vazgeçin! Kendinizi tek ve resmî otorite olarak görerek yaşamı yüzyıllardır bizimle paylaşan kent hayvanları ve tüm İstanbul üzerindeki türlü tasarruflarınızla bu kenti daha da yaşanmaz hâle getirmeyin. Anayasayı çiğnemeyin, mahkeme kararlarını uygulayın, gerçek dışı beyanlar ile kamuoyunu yanıltmayı ve asılsız ithamlarla adlî mercileri meşgul etmeyi bırakın, kamu kaynaklarını kendinize aitmiş gibi harcamayın!

Sivil toplum kuruluşu olarak, ister kabul görsün isterse görmesin, sivil bir denetim mekanizması oluşturmak için çabalamaya ve Kısırkaya toplama kampına karşı yürüttüğümüz hukuk mücadelesine devam edeceğimizi, mevzuata muhalefet eden tüm kamu görevlileri yargılanana dek her türlü hukukî girişimde bulunacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz ve İBB’ye Anayasa’nın 138. maddesinin 4. fıkrasını hatırlatıyoruz:

“Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Hayvan Haklarını Koruma ve Geliştirme Derneği (HAGİD)