24 Şub

BASIN TOPLANTISI: Brezilya’dan zorla taşınan 25 bin sığır için Mersin’deydik

Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu’ndan gazeteci-yazar ve hayvan özgürlüğü aktivisti Zülâl Kalkandelen, Brezilya’dan Türkiye’ye zorla taşınan 25 bin sığır ile gerçekleri basın ve kamuoyunun gündemine taşımıştı. NADA adlı geminin, içindeki sığırlar ile Mersin Limanı’na yanaştığı gün, Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu ve Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) olarak, Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde bir basın toplantısı düzenleyerek, canlı hayvan ticaretinin derhal yasaklanmasını talep ettik ve topluma hayvanların yaşam haklarına saygı duyulması yönünde çağrı yaptık.

i-php

Basın toplantımıza, Mersin milletvekilleri Fikri Sağlar ve Serdal Kuyucuoğlu ve CHP Mersin İl Başkanı Adil Aktay, yönetim kurulu üyeleri ve partililerin yanı sıra Mersin Hayvan Dostları Derneği, Mersin Çevre Koruma Derneği gibi birçok sivil toplum kuruluşu ve Mersinliler katıldı.

Basın toplantımızdan önceki gün, Mersin Barosu, gemideki sığırların ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı bir şekilde taşındığı gerekçesiyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuş ancak bu suç duyurusu adlî ve idarî makamları harekete geçirmemişti. Yüksek güvenlik tedbirleri ile korunan Mersin Limanı’na girişimiz ve NADA’daki hayvanların durumunu gözlemlememiz mümkün olamadı.

dwpjssgw4aanlln

Koordinatörümüz Burak Özgüner, NADA adlı geminin fizikî koşullarının uluslararası hayvan taşımacılığına uygun olmaması, gemide temel hayvan sağlığı prensiplerine dahi riayet edilmemesi, hayvanların yoğun işkence ve ağrı koşulları altında zorla taşınması ve Brezilya’daki yerel mahkemenin görevlendirdiği bağımsız teknik heyetin raporu hakkında basını bilgilendirdi.

Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu’ndan Zülâl Kalkandelen’in okuduğu basın açıklamasını kamuoyunun bilgisine sunuyoruz:

Bir süredir Türkiye’nin yurtdışından ithal ettiği canlı hayvanlar büyük bir zulme maruz bırakılarak, haftalarca süren gemi yolculukları ile başta Mersin olmak üzere farklı limanlara getiriliyor. Son olarak 25 bin 175 sığırı dün Mersin Limanı’na getiren NADA gemisi, içindeki vahim koşullar nedeniyle Brezilya’da yoğun kamuoyu tepkisi ve davalara konu olmuştur. Mahkemenin isteği doğrultusunda gemiye giren teknik ekibin yazdığı rapora eklenen fotoğraf ve videolar elimize ulaştığında ülkemiz kamuoyunun bilgisine sunduk. Söz konusu raporda, hayvanların aç ve susuz bırakılmaması, acı ve hastalığa maruz kalmaması, huzursuzluğa yol açacak bir ortamda tutulmaması, doğal davranışlarını yerine getirmesini engelleyecek bir fiziksel ortamda bulundurulmaması ve hayvanlara korku ve stres yaşatılmaması şeklindeki beş evrensel kurala uyulmadığı, canlı hayvan ticaretinin açık bir hayvan sömürüsü ve zulüm olduğu belirtiliyor.

NADA’ya istiflenen bu hayvanların yaşadığı eziyet daha başlangıçta Brezilya içerisinde tırlarla yaptıkları yolculukta başlıyor, gemiye zorla bindirilen hayvanlara elektroşok uygulandığına dair kanıtlar bulunuyor. Bu koşullarda hastalanan hayvanların bir kısmı yaşamını yitirdiği için, gemide kurulan bir düzenekte öğütülerek bir çöp gibi denize atılıyor. Bu manzara yaşadığımız bu çağda kabul edilebilir değildir. Bu nedenle biz hayvan özgürlüğünü savunan aktivistler olarak, canlı hayvan ticaretinin tamamı ile yasaklanmasını talep ediyoruz.

Bununla birlikte o gemilerdeki daracık alanlarda neredeyse üst üste bir ortamda, aç susuz hiçbir yaşamsal ihtiyaçları giderilmeden ve yaralanmaları, kemik kırılmalarını önleyecek hiçbir güvenlik tedbiri alınmaksızın taşınan hayvanların sağlıklı kalması mümkün olmadığından bu ticaret halk sağlığını da ciddi anlamda tehdit etmektedir. Nitekim NADA’da tutulan teknik raporda kendi dışkı ve idrarlarına bulanarak seyahat eden hayvanların yeminde bile dışkı kalıntıları tespit edilmiştir. NADA gemisinin limanda demirlemesiyle kenti saran yoğun kötü koku günlerce hissedilmekte, korkunç bir hava kirliliğine neden olan gemiden, etrafa bakteri yayılma olasılığı yüksek görülmektedir.

NADA gemisi hakkında, bütün bu nedenlerle Brezilya’da açılan dava sonucunda, mahkemenin durdurma kararı vermesine rağmen, siyaset ve ticaret el ele verip hukuku alt ederek geminin yola çıkması sağlanmış; Türkiye’de ise Mersin Barosu tarafından yapılan suç duyurusu, adli makamları harekete geçirememiş, gemide bağımsız bir heyetin inceleme yapmasına imkan tanınmamıştır.

Türkiye’nin taraf olduğu Hayvanların Uluslararası Nakliyat Sırasında Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’ne açıkça aykırı olan bu ticaret, 21. yüzyılda hayvan köleliğini devam ettirip insan sağlığını da hiçe saymakta, ekolojik felaketlere neden olmaktadır. Bu gemiler, ölüm gemileridir ve ölümden, işkenceden, hastalıktan başka bir şey getirmeyecektir. Yolculuk sırasında kaç hayvanın yaşamını yitirdikten sonra cesetlerinin öğütülerek denize savrulduğu bilinmemekte, bu vahşeti ortaya çıkaracak bir resmi bilgi de kamuoyu ile paylaşılmamaktadır.

Bu ne ilk ne de son ölüm yolculuğu olacaktır. 2018 yılı sonuna kadar, 975 bin canlı hayvanın dehşet verici koşullarda farklı ülkelerden Türkiye’ye taşınacağı bilgisi medyaya yansımıştır. Biz, başta Brezilya olmak üzere canlı hayvan ticareti yapan tüm ülkeleri kınıyor ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nı bu kanlı ticareti derhal durdurmaya çağırıyoruz. Türkiye kamuoyunu da hayvanlara karşı bu suçlara ortak olmamaya, duyarlı canlıların yaşam hakkına saygı duymaya davet ediyoruz.

Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu
Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM)

Zülâl Kalkandelen, “ölüm gemisi” NADA’daki işkence koşulları hakkında ARTI TV’ye konuştu.

Brezilya’dan Türkiye’ye deniz yoluyla taşınan hayvanlar tam 1 aydır yolda, çileleri Mersin Limanı’ndan sonra da devam etti. Hayvanların istiflenmiş hâlde işkence ile nasıl taşındığını Zülâl Kalkandelen ile kaydettik.