07 Ara

PROTESTO: Hayvana karşı şiddete dur demek için 10 Aralık’ta eylemdeyiz!

eylem3

3 Aralık’ta, zorunlu askerliğini yapmakta olan bir er, orduevinin kapısındaki yavru bir  kediyi yakalayıp önce yumrukladı, daha sonra defalarca tekmeleyerek öldürdü. Gözaltına alınan asker, 493 € idarî para cezası ve haftanın her günü iki kez polis karakoluna imza koşulunu içeren adlî kontrol kararı ile serbest bırakıldı, adlî soruşturma sürüyor.

Türkiye’de 14 senedir yürürlükte bulunan Hayvanları Koruma Kanunu, hayvanlara karşı işlenen suçlarda, faillere sadece idarî para cezası veriyor. Bahsettiğimiz yavru kediye işkence gibi vakalar ise her gün tekrarlanıyor. Mevzuata göre “sahipli” olarak tanımlanan hayvanlara karşı işlenen suçlar ise, Türk Ceza Kanunu’nda “mala zarar” olarak değerlendiriliyor ve failler ancak bu şekilde 4 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile yargılanabiliyor. Hayvanları Koruma Kanunu, hayvanları ve onların haklarını koruyamıyor.

Uzun yıllardır yasanın değişmesi için mücadele veren hayvan hakları aktivistleri, hayvanlara karşı işlenen suçlar için ertelemesiz hapis cezası (en az iki yıl) talebi ile, 10 Aralık Dünya Hayvan Hakları Günü’nde, bir kez daha İstanbul’da sokağa çıkıyor. Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) olarak, 10 Aralık’ta biz de eylemde olacağız. Hayvanlara yönelik kötü muameleye ve buna karşılık verilen birkaç yüz TL’lik idarî para cezalarına razı değilseniz, şiddetsiz bir toplum hayali ve arzusu duyuyorsanız siz de gelin, hep birlikte şiddete karşı yan yana duralım, hayvanların sesi olalım.

04 Ara

AÇIK ÇAĞRI: Tüm parlamenterlere sesleniyoruz!

DAHA KAÇ HAYVANIN ÖLDÜRÜLMESİNE SEYİRCİ KALACAKSINIZ?
HAYVANLARA KARŞI İŞLENEN SUÇLARIN ve TOPLUMSAL ŞİDDETİN
ÖNLENMESİ İÇİN ARTIK ADIM ATIN!

hayv

Basına dün yansıyan, Erzincan Orduevi’nde görev yapan bir askerin, bir yavru kediyi hunharca nasıl darp ettiğini, küçücük bedenini işlek trafiğin olduğu caddeye nasıl fırlattığını gördünüz mü?

Görmediyseniz lütfen aşağıdaki videoyu izleyin ve tam olarak cinnet toplumuna dönüşen Türkiye için önlem alın. Artık “yarın çok geç olmadan önlem alın” diyemiyoruz çünkü artık çok geç oldu! Biz bu cinnet hâlinden endişeleniyoruz, siz de endişelenin! Toplumun kanayan yarası olan hayvanlara karşı işlenen tüm haksız fiiller ve artan toplumsal şiddete karşı, hepinizin sorumluluk almasını bekliyoruz.

AK PARTİ vekillerine sesleniyoruz: İçine sürüklendiğimiz bu şiddet sarmalı, yakında tüm toplumu yutacak. İktidar partisi olarak, savunmasız hayvanlar için dile getirdiğimiz taleplerimize kulak tıkamayın. Basına yansıyan haberlerden, aleni bir toplumsal çöküş yaşadığımız ortada; hayvanların haklarına saygılı milyonlarca vatandaş ise her gün travma yaşıyor.

TÜM MUHALEFET vekillerine sesleniyoruz: Gündem dışı konuşmalar, yazılı ve sözlü soru, meclis araştırması önergeleri ile hayvan hakları ihlâllerini ve toplumsal şiddeti sürekli gündeme getirin. Dün hepimizin tanık olduğu korkunç işkence vakası özelinde aşağıdaki sorularımızı sizler de sorun:

1- Erzincan Orduevi’nde görevli olduğu kamuoyuna resmen açıklanan şahsa ne gibi yaptırım uygulanmıştır?
2- Şahıs hakkındaki adlî ve idarî soruşturma, hangi mevzuat hükümlerini hukukî dayanak alarak açılmıştır?
3- Şahıs hakkında disiplin soruşturması açılacak mıdır? Canavarca davranışı ile TSK’nin itibarını da zedeleyen bu şahsın disiplin yönünden cezalandırılması da sağlanacak mıdır?
4- Hayvanlara karşı işlenen suçları engellemekte yetersiz ve işlevsiz olan, yürürlükteki 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki cezalar, caydırıcı ve kamu vicdanını tatmin edecek şekilde ne zaman düzenlenecektir?
5- İvedi bir toplumsal ihtiyaç olan bu kanunî düzenleme için hangi bakanlıklarda, ne içerikte tasarılar mevcuttur, ne gibi çalışmalar yürütülmektedir?
6- Bu yasama çalışmalarında, yıllardır görüş ve önerilerini kamuoyu ile açıkça paylaşan sivil toplum kuruluşlarının taleplerine, Birleşmiş Milletler’in “Paris İlkeleri”ne ve Avrupa Konseyi’nin “Karar Alma Sürecine Sivil Katılım İçin İyi Uygulama İlkesi”ne uygun olarak yer verilecek midir?

25 Kas

BULUŞMA: Marsilya’daki Festiv’ALARM’daydık!

Fransa’da hayvan özgürlüğü üzerine çalışan ALARM (Association pour la Libération Animale de la Région Marseillaise) Derneği’nin daveti ile, 15-19 Kasım tarihleri arasında Marsilya’da düzenlenen, türcülük karşıtlığı ve hayvan özgürlüğünün tartışıldığı Festiv’ALARM’a katıldık.

24174489_1539026376179014_395818009243362499_n

Hayvan özgürlüğü, türcülük, topyekûn özgürlük, veganizmin konuşulduğu uluslararası Festiv’ALARM buluşmasında, sunumlar, konserler, dayanışma etkinlikleri, sergiler düzenlendi. Bizler de Türkiye’de hayvan hakları ve güncel politik-sosyal durum hakkında bir sunum yaptık; dört gün boyunca farklı ülkelerden buluşmaya katılan aktivistler ile sohbet ettik, deneyim paylaşımında bulunduk.

unnamed-1

24300917_1539027276178924_1549986313976608805_n

Ayrıca, Rusya’da yedi yıldır bekleyen hayvan hakları yasasının acilen gündeme alınması için 7 Kasım’da, Moskova’da parlamento önünde açlık grevine başlayan, kardeş örgütlerimizden olan Альянс Защитников Животных / Alliance For Animals’tan hayvan hakları aktivisti dostlarımıza, Festiv’ALARM’dan bir dayanışma mesajı gönderdik.

24174446_1539045569510428_7949080328642464444_n

Türkiye’de verdiğimiz mücadeleyi önemseyen ve HAKİM’i davet eden ALARM’a, Festiv’ALARM organizasyon ekibine ve tüm katılımcılara teşekkür ediyoruz. Dünyanın dört bir yanında hayvanlar için mücadele veren insanlarla bir arada olmak, deneyim paylaşmak bizlere güç verdi, bizleri motive etti.

02 Eki

PANEL: SHD’nin Düzenlediği Hayvan Hakları Paneli’ndeydik

Sosyal Haklar Derneği Hayvan Hakları Çalışma Grubu’nun 4 Ekim Dünya Hayvanlar Günü sebebiyle, 1 Ekim’de Birikimhane’de düzenlediği paneldeydik.

22049951_372057106545438_4434754416640029353_n-768x576

Sosyal Haklar Derneği Hayvan Hakları Çalışma Grubu’ndan Hakan Nişancı’nın modere ettiği ilk oturumda SHD Genel Başkanı Melda Onur, Hayvanlara Adalet Derneği Başkanı Av. Hülya Yalçın ve HAKİM Koordinatörü Burak Özgüner bugüne değin yürütmüş oldukları hak mücadelelerini aktarıp katılımcılarla deneyimlerini paylaştılar.

22196184_372066993211116_5505780721875451475_n-768x576

Koordinatörümüz Burak Özgüner, hayvan refahı ve hayvan özgürlüğü kavramlarına değinerek hayvan özgürlüğü dışındaki tüm teorilerin, hayvanların sömürüsüne ve öldürülmesine karşı çıkmadığını, aksine sömürüyü meşrulaştırdığını savundu. 2016 yılı hayvan hakları ihlâlleri raporumuza yansıyan vakalardan örnekler vererek yürüttüğümüz hak mücadelesinin yöntemlerinden ve sonuçlarından bahsetti.

22196179_372057089878773_1311567875685464950_n-768x576

SHD Hayvan Hakları Çalışma Grubu’ndan İlknur Yılmaz’ın modere ettiği ikinci oturumda ise çalışma grubu üyelerinden Hilal Nur Şarbak, Yasemin Cingöz ve Sultan Gürbey bir yıl önce başlamış oldukları “Hayvan Hakları Savunuculuğu” yolculuklarında karşılaştıkları deneyimleri, edindikleri izlenimleri ve hazırlamış oldukları hak ihlâlleri roparlarından kesitleri paylaştılar.

Paneli düzenleyen ve bizi davet eden Sosyal Haklar Derneği Hayvan Hakları Çalışma Grubu’na ve paneli dinleyen, panele katkıda bulunan tüm değerli insanlara teşekkür ederiz.

23 Eyl

BİLDİRİ: CHP MV Engin Altay ve AK PARTİ MV Mustafa Elitaş’ın Sözlerinden Hicap Duyuyoruz!

TBMM kürsüsünden, CHP’li Engin Altay ve AK PARTİ’li Mustafa Elitaş’ın sarf ettiği sözlere ilişkin zorunlu açıklama: HİCAP DUYUYORUZ!

elitasssssssssss

Bu akşam, TBMM Genel Kurulu’ndaki tezkere görüşmeleri sırasında, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Kayserililer’i kast ederek “Eşeği boyar, babasına satar”; AK PARTİ Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da “Anasını boyar, babasına satar” şeklinde sözler sarf etmiştir. Meclis kürsüsü bir kez daha cinsiyetçi, türcü ve hayvan tecavüzünü meşrulaştıran kirli bir siyaset dilinin topluma dayatıldığı bir yer haline getirilmiştir. Ülkemizde her gün korkunç boyutlarda gerçekleşen hayvana tecavüz, bu kez TBMM kürsüsünden, hem de alaya alınarak meşrulaştırılmıştır. CHP’li Altay’ı hayvan tecavüzünü meşrulaştıran, türcü nefret söyleminden; AK PARTİ’li Elitaş’ı da cinsiyetçi söyleminden dolayı kınıyoruz. Her iki grup başkanvekilini de hayvanlardan, kadınlardan ve tüm Türkiye toplumundan özür dilemeye çağırıyoruz. Kadınlar da hayvanlar da satılık değil; doğuştan gelen hakları olan bireylerdir.

Meclis kürsüsünden dillendirilen hayvan tecavüzü, faillere verilen 546 TL idari para cezası ile geçiştirilerek, tüm Türkiye toplumu tecavüzcülerle yaşamaya mecbur bırakılmaktadır. Bugün meclis kürsüsünden duyduğumuz, siyasete, parlamentoya hiç yakışmayan bu dilin derhal terk edilmesi gerektiğinin, Türkiye’de giderek artan toplumsal, erkek şiddetin önlenmesi için bir kez daha altını çiziyoruz.

HAYVAN HAKLARI İZLEME KOMİTESİ (HAKİM)

22 Eyl

YAYIN: “Çocuklar için Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri” Modelini Yayınladık!

Geçen sene, Bilgi Üniversitesi Sosyal Kuluçka Merkezi’nde düzenlediğimiz çalıştay ile başlayan ve pilot uygulamaların, uzun soluklu bir çalışmanın ardından tamamladığımız, aktivist, gönüllü, uzman görüşleri ile şekillenen “Çocuklar için Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri” modelini açık kaynak hâlinde yayınlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.

Hayvanları ve çocukları önemseyen tüm duyarlı kesim ve aktivistlerin bu modeli uygulayarak, atölye hedefine yaklaşılması için katkıda bulunacağını umuyoruz. “Çocuklar için Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri” modelini yaygınlaştırmamız için herkesin desteğine ihtiyacımız var. Çocukların, bizim dışımızdaki hayvanların da hissedebilir bireyler olduğu gerçeğinin farkına varmasını sağlamak için çıktığımız bu uzun soluklu yolda bizi yalnız bırakmamanızı rica ediyoruz.

 

21 Eyl

PROTESTO: 15. İstanbul Bienali’nde, Hayvan Haklarını İhlâl Eden “Sanatçı”ları ve İKSV’yi Protesto Ettik!

15. İstanbul Bienali’nde, bir eşek, “sanat” adı altında çalıştırıldı, sömürüldü ve sergi malzemesi muamelesi gördü, teşhir edildi. Bir başka “sanatçı” ise, fildişlerini kullanarak bir heykel oluşturdu. Bir başkası da asıl yaşamaları gereken yer bambaşka bir ortam olan kurtçukları, içi strafor dolu şeffaf bir materyalin içine hapsetti, onların ölümünü insanlara izletti.

aylakkarga-11

Bu ağır hak ihlâllerini gündeme taşıyan Dört Ayaklı Şehir topluluğu ile İstanbul Bienali’ne giderek hayvan haklarını ihlâl eden “sanatçı”ları, işleri ve bu hak ihlâli içeren işlerin parçası olan küratörleri, bienal ekibini ve bienalin düzenleyicisi İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nı (İKSV) protesto ettik.

Ayrıca bianelde hayvan sömürüsü içeren işlerin soruşturulması ve gerekli yaptırımların uygulanması talebi ile ilgili yerlere idari başvurularımızı yaptık. Sürecin takipçisi olacağız.

Protesto ve bienaldeki hayvan hakları ihlâlleri ile ilgili haberler/yazılar:

İyi Bir Komşu Hayvan Düşmanı Olabilir mi?

‘Hayvanları konu edin malzeme değil’

HAKİM Koordinatörü Yazdı: Sanatta Her Şey Mübah mı?

Bienal’de sömürü tartışması: İnsan hayvan için iyi bir komşu mu?

Bienaldeki hayvan hakkı ihlallerine uzman bakışı

İstanbul Bienali’ndeki Eşek ve Fil Dişinden Heykel Tartışma Yarattı: İyi Bir Komşu Hayvan Düşmanı Olabilir mi?

İstanbul Bienali ve Protesto Edilen Eserler

19 Eyl

ZİYARET: Hollanda’da Hayvan Hakları Örgütleri ile Görüştük

Lüksemburg’daki Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’nın ardından, yine Sivil Düşün AB Aktivist Destek Programı’nın desteği ile Hollanda’ya çalışma ziyareti gerçekleştirdik. Partij voor de Dieren (Hayvanlar için Parti, Party for the Animals), Eyes on Animals ve Ongehoord ile görüştük.

Partij voor de Dieren, bu seneki seçimlerde, Hollanda parlamentosundaki sandalye sayısını 2’den 5’e çıkarmayı başarmış bir siyasî parti.  Senatoda gerçekleştirdiğimiz görüşmede, Lahey Senatörü Christine Teunissen ile buluştuk. Parlamentolarımızdaki hayvan haklarına yönelik yaklaşım, hayvanların hukukî statüsü ve mevzuat, hayvanlara karşı işlenen suçların ceza hukuku sistemindeki karşılığı ve Hollanda Parlamentosu’nda nasıl beş sandalye elde ettikleri, parti olmanın avantajları ve dezavantajları üzerine konuştuk.

20170913_123531_resized

İnsan menfaati için yetiştirilerek Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye gönderilen hayvanlar için de çalışmaları bulunan; mezbahalarda, hayvan nakillerinde yaşanan zulüm ve hak ihlallerini raporlayan Eyes on Animals kuruluşu ile Amsterdam’da görüştük. Türkiye’ye dair deneyim paylaşımında bulunduk. 

Görüştüğümüz bir diğer kuruluş ise, Hollanda’da hayvan sömürüsüne ve zulmüne karşı çalışmalar yürüten Ongehoord İnisiyatifi’ydi. Ongehoord’un son projesi, domuz çiftliklerinde belgeledikleri zulmü kamuoyuna tüm çıplaklığıyla gösteriyor. Epey yaratıcı bir proje ile toplumda farkındalık yaratmaya çalışıyorlar. Ongehoord, Dier in Blik 2.0 adlı projesiyle, et endüstrisi tarafından korkunç eziyet ve katliamlara maruz bırakılan domuzlara yönelik zulmü teşhir ediyor.

Bu çalışma ziyaretlerini gerçekleştirebilmemiz için HAKİM’i destekleyen Sivil Düşün Aktivist Destek Programı’na, deneyimlerini bizimle paylaşan ve Hollanda’da hayvan haklarının gelişmesi için çabalayan Ongehoord, Eyes on Animals ve Partij voor de Dieren’e teşekkür ediyoruz.

16 Eyl

KONFERANS: Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’ndaydık

7-10 Eylül 2017 tarihleri arasında, Lüksemburg’da düzenlenen Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’na, Sivil Düşün Aktivist Programı’nın desteği ile katıldık. Her sene düzenlenen konferansa iki senedir Türkiye’den katılım sağlanamıyordu. Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) olarak, konferansta Türkiye’de hayvan hakları ve güncel sosyal-politik durum hakkında bir sunum gerçekleştirdik.

djhrsrqxuaaq02y-610x764

 

Davetimiz üzerine, gazeteci, yazar ve hayvan hakları aktivisti Zülâl Kalkandelen de sunuma dâhil oldu ve sunumda, Türkiye’de veganizm ve hayvan hakları hareketine dair bir konuşma yaptı. Türkiye’deki hayvan hareketinin, kurtulamadığı refahçı (hayvanların köleliğine, sömürüsüne ve öldürülmesine karşı çıkmayıp bu süreçlerin “insanî” koşullarda işletilmesi gerektiğini savunan teori) çizgiden kaynaklanan tutarsızlığına dikkat çekti.

 

Yaptığımız sunumda, Türkiye’de hayvan haklarının durumu, hayvanların hukukî statüsü, mevzuatın hayvanlara yaklaşımı, farklı konu ve alanlarda hayvanları ilgilendiren ulusal mevzuat, hayvanlar için verdiğimiz mücadele, hayvan hakları mücadelesinde bir yöntem olarak vicdanî ret, darbe girişimi ve devam eden OHAL’in ülkeye, sosyal hareketlere etkisi üzerine konuştuk.

Türkiye’deki savaş ve çatışma ortamı

Savaş ve çatışma koşullarının hüküm sürdüğü bölgelere yaptığımız ziyaretlerde edindiğimiz gözlem ve izlenimleri, dünyanın dört bir tarafından gelen hayvan hakları aktivistleri ile paylaştık; savaşın insanlarla birlikte hayvanlar ve doğayı da katlettiğini bir kez daha dillendirdik.

img_1171ajpg-1506378294_80618

Almanya, Fransa, İsveç, İsviçre, İtalya, Estonya, Polonya, İngiltere, Avustralya, Brezilya, ABD, Belçika, Hollanda, Çekya, Slovenya, Danimarka, Avusturya, İspanya, Norveç, İrlanda, Portekiz’den konuşmacıların olduğu konferansta, hayvan deneylerinden kürke, avcılıktan yumurta endüstrisine. esaret altındaki hayvanlardan balıkçılık endüstrisine, veganlıktan iklim değişikliğine kadar birçok konu üzerine konuşuldu. Farklı ülkelerdeki, hayvan haklarını ilgilendiren gelişmeler hakkında konuşmalar yapıldı. Uluslararası kampanyalar hakkında sunumlar ve hayvan hakları mücadelesinin daha etkin bir şekilde yürütülmesi için atölyeler gerçekleştirildi, film gösterimleri ve konserler düzenlendi.

qeedgrto

Bizler de “Genç İnsanlara Ulaşmak” konulu açık tartışmada, bir yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkardığımız “Çocuklar İçin Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri” çalışmamız kapsamında açık kaynak hâline getirdiğimiz atölye modelini ve atölye modelinin oluşturulması sürecindeki gözlem ve izlenimlerimizi katılımcılarla paylaştık.

Nonhuman Rights Project

Konferanstaki birçok konuşma ve sunum arasında, Nonhuman Rights Project’in kurucusu Steven Wise’ın konuşması gerçekten umut ve ilham vericiydi. Wise, evrensel hukuk ilkelerini ve hukuku bir araç olarak kullanarak, Brezilya’daki Mendoza Hayvanat Bahçesi’nde bir kafesin içinde tek başına esaret altında tutulan ve Cecilia adı verilen şempanzeyi  Great Ape Project Brazil (GAP) ile nasıl kurtardıklarını, bizim dışımızdaki hayvanların bireylik hakkının kazanılması için nasıl bir mücadele yürüttüklerinden bahsetti. Türkiye’de birlikte çalıştığımız avukat dostlarımızın ve hak mücadelesi veren tüm avukatların, bu konuşmayı dinlemesini ve Nonhuman Rights Project’ten ilham almalarını diliyoruz. Steven Wise’ın konuşmasının video kaydı bu linkten izlenebilir. Ayrıca, dünyada bir ilk olarak, tutsak şempanze Cecilia’nın, nasıl “insan olmayan birey” ilân edildiği ile ilgili olarak, Yunuslara Özgürlük Platformu’nun çevirdiği röportaj bu linkten okunabilir.

Eğitimde vicdanî ret hakkı

Başka bir kampanya tartışması da hayvan deneyleri konusunda oldu. “Anti-vivisection” başlıklı kampanya tartışmasında, Brezilyalı aktivistler, ülkelerinde eğitimde vicdanî ret hakkının nasıl kazanıldığına ilişkin önemli deneyimler aktardılar. Bizler de Türkiye’de eğitimde vicdanî ret hakkının tanınması için bir kampanyaya başlamıştık ancak bu kampanya, belli bir süre içerisinde sönümlenmişti. Etkinlikte konuşan Profesör Paula Brügger, akademisyenlerin bağnazlığı ve otoriterliğinden, akademik kariyer uğruna katledilen binlerce hayvandan ve hayvan deneylerinin gereksizliğinden bahsetti. Türkiye’de de üniversitelerindeki eğitimleri sırasında, hayvan katletmeyi ya da kullanmayı reddeden çoğu öğrencinin yoğun baskı gördüğünü biliyoruz. Her türlü zorluğa rağmen, eğitimde vicdanî ret hakkı Brezilya’da anayasal bir hak olarak kabul edilmiş durumda.

* Bu yılki Uluslararası Hayvan Hakları Konferansı’ndaki konuşmaların video kayıtlarına, konferansın Youtube kanalından ve konferans programına ve konuşmacılara buradan erişilebilir.

14 Tem

TOPLANTI: Yasa Tasarısı için Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ndaydık

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın daveti ile, 24. yasama döneminde TBMM Çevre Komisyonu’nda kabul edilen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun değişikliğini öngören yasa tasarısı maddelerini müzakere etmek için bakanlık bürokratları ile toplantıda bir araya geldik.

bakanlik_toplanti

Yasa tasarısı maddelerini tartışmak üzere, STK’ları davet eden ve diyalog zemini sağlayan Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürü Sayın Nurettin Taş’a teşekkür ediyoruz. Toplantıya, Orman ve Su İşleri Bakanlığı bürokratları, hayvan hakları kuruluşları, veteriner hekim odaları ve Türkiye Barolar Birliği Hayvan Hakları Kurulu mensubu avukatlar katıldı. Toplantıda sıra, ne yazık ki sokak hayvanlarının dışındaki hayvanlara gelemedi.

Toplantıda görüşlerini ifade eden STK ve Türkiye Barolar Birliği Hayvan Hakları Kurulu temsilcileri, tekrar gündeme gelen tasarının kanunlaşması hâlinde, Türkiye’deki tüm sokak hayvanlarının toplatılarak kentlerin dışında tecrit edileceğini ifade ederek, mevcut kanunun esas aldığı “Kısırlaştır-Aşılat-Yerine Bırak” modelinin devam ettirilmesinde ısrarcı oldu. Toplantıya katılan veteriner hekim odalarının temsilcileri de bu modeli savunarak, belediye ve bakanlık kadrolarında nitelikli veteriner hekim istihdamının arttırılarak, yeterli olmayan imkânlar karşısında dışarıdan hizmet alımı protokolleri ile sokak hayvanlarına gereken sağlık hizmetlerinin layığıyla sunulması için STK-kamu işbirliğinin sağlanması gerektiğini ifade etti.

hayvan-haklari-izleme-komitesi-manset

Hayvan hakları açısından birçok aykırılık içeren tasarı konusundaki eleştirilerimizi ifade ederek tasarının hayvanlar ve hayvan haklarını koruma konusunda, amaç ve maksadına uygun bir şekilde düzenlenmesi için çalıştay talebimizi de bakanlığa ilettik. Tasarı, hayvanlar lehine düzenlenene dek gerek parlamento gerekse bürokrasi nezdindeki görüşmelerimizi sürdüreceğiz.